Anında İşlem
Resim
Yurt Dışı Seyahat Sigortası

Vize başvurularında kullanabileceğiniz Seyahat Sigortanızı İş Bankası kredi kartınızı kullanarak hemen yapabilir, poliçenizi işlem sonunda anında alabilirsiniz.

Resim
Fatura Ödeme

​Fatura ödeme işlemlerinizi buradan kolayca yapabilirsiniz.

Resim
Kredi Kartı Son Hesap Özeti

​Kredi Kartınızın kesilen Son Hesap Özeti'ne hızlıca ulaşabilirsiniz.

Resim
Kredi Kartı
Kredi kartınıza ait sorgulama işlemlerini ve yeni kredi kartı başvurunuzu buradan kolayca yapabilirsiniz.
Harcama İtiraz Formu
Kredi Kartı Başvuru Takip

Resim
Ev Kredisi
Evinize karar verdiyseniz, kredi taksitinizi hesaplayabilir hatta şubemize gitmeden başvurunuzu kolayca yapabilirsiniz.
Resim
İhtiyaç Kredisi

​Gerçekleştirmek istediğiniz hayalleriniz için İhtiyaç Krediniz İş Bankası’nda! Detaylı Bilgi.

Resim
Taşıt Kredisi

​İstediğiniz aracın kredisi şimdi daha yakın! Taşıt Kredisi başvurunuzu hızlı ve kolayca yapabilirsiniz. Detaylı Bilgi

Resim
Anında Müşteri

​Müşterimiz olmak için işlemlerinizi buradan hızlıca yapabilirsiniz. Başvuru Takip

*Son gün değerleri bir önceki seans kapanış değerleridir.
İŞ BANKASI'NDAN HABERLER
08 Aralık 2017

​"İş'le Buluşmalar"ın "Dijital Dönüşüm ve Yeni Sanayi Devrimi" başlıklı 41'inci toplantısı Bursa'da gerçekleştirildi.

İŞ BANKASI'NDAN HABERLER
22 Kasım 2017

IDC Türkiye tarafından verilen “Finans Teknoloji Ödüllerinde” İş Bankası 4 farklı kategoride ödül aldı.

İŞ BANKASI'NDAN HABERLER
03 Kasım 2017

​Türkiye İş Bankası, Altın Gençler uygulaması ile üniversite sınavında üstün başarı gösteren 93 öğrenciyi ödüllendirdi

İŞ BANKASI'NDAN HABERLER
31 Ekim 2017

​Türkiye İş Bankası, 2017 Eylül sonu itibarıyla aktif büyüklüğünü 2016 yılsonuna göre %11,2 artış ile 346,4 milyar TL’ye yükseltti ve Türkiye’nin en büyük özel bankası unvanını sürdürdü.

İŞ BANKASI'NDAN HABERLER
19 Ekim 2017

​İş Bankası’nın 93 yıllık reklam yolculuğunu yansıtan sergi, 25 Mart 2018 tarihine kadar Eminönü’ndeki tarihi müze binasında ziyaret edilebilir.

Bütün sıkıntıları aşmanın en önemli yolu büyüme

08.12.2017


​Türkiye İş Bankası tarafından 2008 yılından bu yana Dünya Gazetesi iş birliği ile düzenlenen, değişen ekonomi ve piyasa koşullarında bölgesel ve uluslararası fırsatların, Türkiye ekonomisinin bugünü ve geleceğine ilişkin fikirlerin gündeme geldiği “İş’le Buluşmalar”ın “Dijital Dönüşüm ve Yeni Sanayi Devrimi” başlıklı 41’inci toplantısı Bursa’da gerçekleştirildi.

Adnan Bali, toplantıda yaptığı konuşmada, Bursa’nın İş Bankası açısından da ayrıcalıklı bir şehir olduğunu, bankanın kurucularından Celal Bayar’ın burada doğduğunu, bankanın kuruluş sermayesinin bir kısmının Bursa’nın ileri gelen 8 iş adamı tarafından karşılandığını, dolayısıyla 36 kurucunun Celal Bayar dahil 9’unun Bursa’dan geldiğini söyledi. 

İş Bankası’nın 3. şubesinin Bursa’da 1 Ocak 1925’te faaliyete başladığını anlatan Bali, o günden bu yana bankanın en fazla yatırım yaptığı iller arasında yer alan Bursa’da, 48 şubeyle özel bankalar arasında en fazla şube ağına sahip banka olduklarını ifade etti.

Türkiye dikkat çekici bir büyüme performansı sergiliyor

Konuşmasında dünya ekonomisindeki gelişmelere değinen Bali, hem Türkiye’nin hem de dünyanın zor bir dönemden geçtiğini, birbiriyle ilişkili, ilişkisiz beklenmedik gündemlerin işleri etkilediğini, uluslararası siyasi krizler, jeopolitik sorunlar ve terörün herkesi meşgul ettiğini söyledi. Dünya ekonomisinde beklenen yüzde 3,6 büyümeye karşın, Türkiye ekonomisinin 2017’de dikkat çekici büyüme performansı sergilediğini, ilk iki çeyrek sonunda yüzde 5’in üzerinde büyüme kaydedildiğini, üçüncü çeyrekte de düşük baz etkisinin bir sonucu olarak çift basamaklı büyümeye yakın bir performans öngörüldüğünü ifade eden Bali, böylelikle yılın önemli bir büyüme performansıyla kapatılacağının anlaşıldığını belirtti.

Bu büyüme performansında en başta KGF olmak üzere, 2016 yılının son çeyreğinden itibaren başlayan ekonomik aktiviteyi desteklemek için makro ihtiyati tedbirlerde bir miktar rahatlamalar sağlanmasının çok etkili olduğunu vurgulayan Bali, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“KGF, ekonomi açısından son derece başarılı, zamanlaması isabetli bir uygulama oldu. Zaman zaman bu tür politikalar popülist politikalarla da karışarak yürüyebilir. Bizim ülkemizde öyle olmadı. Çünkü hatırlayınız, 2008 global krizinden sonra Avrupa’da bırakınız kredi sağlamayı, bankalara ve şirketlere yeniden sermayelendirme kamu üzerinden yapıldı. Şirketler kurtarıldı ya da değer ifade etmeyen varlıkları devlet tarafından satın alındı. Biz bu tür uygulamalara başvurmak durumunda olmadık.”

Adnan Bali, KGF uygulamasının, ihtiyaç duyulan kredi inisiyatiflerinin bankacılığın kaynak tahsis mekanizmalarından geçirilerek neticelendirilmiş olması açısından önem taşıdığını, bir borçlanma enstrümanı olarak dizayn edilmesi ve garantinin belli seviyede sınırlandırılmış olması bakımından da iyi yapılandırılmış ve iyi zamanlanmış bir inisiyatif olduğunu söyledi.

Hiçbir zaman elimizi taşın altına koymakta tereddüt etmedik

İş Bankası olarak bu konuda da en çok kredi kullandıran bankalardan biri olduklarının altını çizen Bali, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Çok kısa sürede 20 milyar TL’ye yakın kredi kullandırdık. Bunlar da yaygın kredilerdir. Bu bankada genel müdürlüğünden bütün şubelerine, kredi tahsis birimlerinden bütün pazarlama, satış birimlerine, bölgelerine kadar her bölüm adeta imece usulüyle, karınca gibi çalıştı. Biz bu politikaları bu kadar gönüllü neden üstleniyor ve bu tür konuların üzerine neden gidiyoruz? Bu, İş Bankası’nın kuruluş misyonundan, genetiğinden geliyor. Bu yaklaşımımızın değeri ülkemizin özellikle zora girdiği dönemlerde daha iyi anlaşılıyor. Bizim ülkemizin zora girdiği, sıkıntılı her döneminde elimizi taşın altına koymakta en ufak bir tereddüdümüz olmamıştır. “

90 yılı aşkın süreden beridir faaliyet gösteren İş Bankası açısından, sürdürülebilir istikrarlı kazanımların ve uzun dönemli müşteri ilişkilerinin önemli olduğunu vurgulayan Bali, “Bunun, kısa dönemli, 3 aylık bilançolarda yüksek kar göstermek gibi kısıtlı bir vizyona hapsedilmesi düşünülemez.  Onun için biz, daima ülkemizin sürdürülebilir performansı açısından bu vizyonla çalışmaya devam edeceğiz. Bu uzun dönemli taahhütkâr politikalar ve uygulamalar, hiç kimsenin hafızasından çıkmıyor. Bunlar müşterilerimizin zihninde derin izler bırakıyor. Ve böyle olduğu içindir ki müşterilerimiz tercih yaparken, her durumda rekabetçi olanı değil, aynı zamanda daima taahhütkâr olanı tercih ediyor. Bu, aynı zamanda kısa dönem kazançlarından feragat etmeyi de gerektirir” şeklinde konuştu.

Motoru çalıştırdıktan sonra ekonomi kendi dinamikleri üzerinde yürümeli

Kalıcı etkiler açısından bakıldığında kolay olmayan dönemi, sürdürülebilir büyümeye dönüştürmek için samimiyetle, birlikte çalışmak gerektiğini ifade eden Bali, “KGF bir hızlanma yarattı.  Eskiden araba çalışmadığı zaman arkadan iterek motoru vurdurtma diye bir şey vardı. Çalışırdı, sonra bırakırdınız, o kendisi giderdi. Daima iterek gitmez. Onun için motoru vurdurttuktan sonra, ekonominin kendi dinamikleri üzerinde yürümesi lazım. Şu anda ekonomik büyümenin kompozisyonunda ağırlıklı olarak kamunun harcamaları ile bir miktar da kısıtlı oranda net ihracatın ve özel kesimin tüketim harcamalarının etkisi bulunuyor. Bunun şöyle bir dönüşüm geçirmesi gerekiyor; kamunun yanı sıra özel kesimin yatırım ve üretiminden ve net ihracatın ciddi katkısından kaynaklı büyüme, sürdürülebilir büyümeye geçtiğimizin işareti olacaktır” dedi.

Adnan Bali, bütün bunları yapabilmek için ülke ekonomisinin ve kurumlarının hem yönetme performansı hem de kriz tecrübesi bulunduğunu ve son derece esnek ve dinamik politikalarla krize karşı önlemler geliştirebildiklerini söyledi. Bali, “İşte bütün bu sıkıntıları aşmanın en önemli yolu büyüme, katma değerli büyüme. Büyüme bizim için olmasa da olur diyebileceğimiz bir hadise değil” diye konuştu.

Türkiye’nin yıllık 1 milyona yakın işgücüne katılım olduğunu, yani yılda bu seviyedeki istihdamın yaratılmasının ancak işsizliği olduğu yerde tuttuğunu belirten Bali, “Bu nedenle böyle bir ülkenin büyümeme diye bir opsiyonu yoktur. Çünkü bu işsizliğin sosyal boyutu da ekonomik boyutundan daha az ağırlıklı değil. Bu gençlerin önemli bölümü üniversite mezunu. Dolayısıyla hayattan beklentileri de yüksek. Onun için ekonomimizin sürdürülebilir büyümeye ve istihdama ciddi şekilde ihtiyacı var. Kötü zamanlar hep yaşadık, daha kötü zamanlar yaşadığımız da oldu, ama hepsinin üstesinden gelmeyi başardık” dedi.

Sağlam makro ekonomik temellerimiz ve finansal sistemimiz bizi koruyor

Bali, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kredi derecelendirme kuruluşlarının, Türkiye ekonomisinde büyüme tahminlerinden reel sektörün açık pozisyonuna kadar son derece olumsuz tablo çizdiklerini ifade ederek, şöyle konuştu: “Bu dönemde ilk iki çeyrekte yüzde 5’in üzerinde büyüme sağlandı. Şimdi o reyting kuruluşları, sanki daha önce hiçbir şey yazmamışlar gibi sessiz sedasız büyüme tahminlerini revize etmekle işin içinden çıktıklarını düşünüyorlar. Oysa bu hesapsızlıkların, koskoca ekonomiyi etkileyecek bu tutarsızlıkların ticari bir yaptırımı, ticari bir karşılığı yok mudur? Bizler bu kadar açık ara yanıldığımızda, iş hayatında bunun bedelini ödemiyor muyuz? Bu nasıl bir lükstür ki ‘yanıldık’ bile demeden geçip gidebiliyorsunuz? Bunların hiç doğru uygulamalar olduğu kanaatinde değilim. Bu ülkeye yapılan haksızlıklardır. Gerçekleştirdiğimiz performansın ardında, kısa dönemde devreye soktuğumuz enstrümanlar olmakla birlikte, esasen yapısal olarak baktığımızda bütçe ve borç istatistikleri başta olmak üzere makro ekonomik sağlam temellerimiz, sağlam finansal sistemimiz yatıyor. Asıl arkada, bizleri ciddi dalgalanmalar döneminde koruyan hadise budur. Bunların korunmasına devam etmemiz lazım.”

Dijitalleşme ve teknolojik dönüşüm ekonomik ve sosyal dönüşümlerin de dinamiği

Konuşmasında dijitalleşme ve teknolojik gelişmelere de değinen Bali, dijital dönüşümün şu anda bankacılık sektörünün de önemli bir gündemi olduğunu söyledi.

Dijtilaleşmeyi; ilk sunucu ile son kullanıcı arasındaki mesafenin daralması ve ilişkinin ihtiyaçları karşılayacak şekilde hızlı, etkin şekilde yürütülmesi olarak aracısızlaşma şeklinde anladığını ifade eden Bali, bunun yeni fırsatlar doğurabileceği gibi tehditler de yaratabileceğini belirtti. İş dünyasında uzun dönemde cari sorunları yönetmekten daha önemlisinin, ortaya çıkan teknolojik tehditlerin zamanında fark edilememesi olduğuna işaret eden Bali, bundan dolayı iş modelinin sürekli gözden geçirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı.

Dijitalleşme ve teknolojik dönüşümün ekonomik ve sosyal dönüşümlerin de dinamiğini oluşturduğunu ifade eden Bali, şöyle devam etti: “Yani tarım devrimi, sanayi devrimi gibi şimdi bir de teknoloji devrimi dersek hiç yanlış söylemiş olmayız. Ben Türkiye’nin gündeminin de bu konulardan oluşması gerektiğini düşünüyorum. Katma değer büyüme derken bu alandaki farkları konuşmamız gerekiyor. Bizim bankacılık yapma şeklimiz de buna göre dönüşüm geçiriyor. Yaptığımız işin bu şekliyle devam edeceğini asla varsaymamamız gerekiyor. Biz burada ortaya çıkan tehditleri ve fırsatları birlikte algılayarak, iş modellerimizi sürekli güncelleme çalışmaları içindeyiz. Çünkü bankacılık dahil bütün sektörlere giriş bariyerleri hızla düşüyor. Artık korunduğumuzu düşündürten giriş bariyerler eski sınırlayıcılığında değil. Bu nedenle ortaya çıkan çok kıvrak, çevik firma yapıları var. Fintechler, startup’lar çıkıyor. Bunlar yenilikçi, müşterilerin hayatlarını kolaylaştıran kişiselleştirilmiş çözümler sunuyorlar. Bu firmalarla, sadece işimizi elimizden alıyorlar diye değil, iş birlikleri yapmak suretiyle oyunu daha da büyütmenin çabası içinde olmalıyız. “

Adnan Bali, İş Bankası’nın kuruluş misyonunun müteşebbis ve iş yapma şevki olan, ama sermayesi yeterli olmayan kuruluşları desteklemek olduğunu vurgulayarak, “Bugün de fintech’leri, startup’ları destekliyoruz. İstanbul Levent’te Kolektif House’da çok geniş bir varlığımız var ve burada tek bankayız. Birkaç yıl önce Silikon Vadisi’nde Maxitech adlı bir firma kurduk. Çok önemli, iyi sonuçlarını aldık. Yapay zekadan tutun robotik endüstrilere kadar birçok uygulamanın mevcut iş modelimizdeki karşılıklarını çalışıyoruz” diye konuştu.

Bali, konuşmasının sonunda, “Türkiye’nin bütün büyük dönüşümlerine tanıklık etmiş, öncülük eden İş Bankası’nın kuruluş misyonu çerçevesinde üreticinin, sanayicinin, tüccarın, esnafın, çiftçinin, hane halkının yanında olmaya, özellikle kötü günlerinde yanında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bu kurum yoluna aynı ilkeler, aynı çalışma anlayışı ve taahhütkarlığıyla devam edecek” dedi.

İş Bankası Genel Müdürü Bali’nin ardından Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Eczacıbaşı endüstri 4.0’a ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. İş’le Buluşmalar kapsamında Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünde, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran, Arçelik Üretim Teknolojileri ve Endüstri 4.0 Yöneticisi Ömer Faruk Özer, Dünya Gazetesi Yazarı Dr. Rüştü Bozkurt’un katıldığı bir de panel düzenlendi.
 

Dijital Kumbara ve Maximum Mobil’e finans teknoloji alanında 4 ödül

22.11.2017


ABD merkezli pazar araştırmaları şirketi International Data Corporation (IDC)  Türkiye tarafından verilen “Finans Teknoloji Ödülleri”nde; Türkiye İş Bankası, Dijital Kumbara ve Maximum Mobil uygulaması ile 4 farklı kategoride ödül aldı.


İş Bankası’nın, yıllardır çocukların severek kullandığı kumbarayı, 18 yaşından küçüklerin dijital yoldan da para biriktirmesine olanak sağlayacak şekilde yeni nesil ile buluşturduğu Dijital Kumbara, IDC Türkiye’nin ödül değerlendirmesinde “müşteri deneyimi” kategorisinde birinci, “dijital kanallar” kategorisinde ikinci oldu.

 
Bankanın teknoloji iştiraki SoftTech tarafından geliştirilen; bir kredi kartı uygulaması olmasının ötesinde dijitalde uçtan uca satın alma deneyimi sunan bir ekosistem bakış açısı ile tasarlanan Maximum Mobil ise “dijital kanallar” ile “finansal kurum ve ticari işletme iş ortakları” kategorilerinde birincilik ödülüne layık görüldü.


Ödüller, IDC Türkiye Finans Zirvesi 2017 kapsamında düzenlenen törende verildi. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Yalçın Sezen ödüllere ilişkin yaptığı açıklamada, “İçinde bulunduğumuz çağda hızla gelişen teknolojilerin beraberinde getirdiği bireylerin basitlik, hız ve kolaylık beklentisi günümüzde dijital bankacılığı vazgeçilmez kılıyor. Teknolojiyle iç içe yaşadığımız günümüzde, müşterilerimizin ihtiyaç duydukları tüm bankacılık hizmetlerini zaman ve mekandan bağımsız kolay ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebilmelerine imkan sağlayan ürün ve hizmet tasarımlarımız ile ideal müşteri deneyimini hedefliyoruz. Mobil ödemeler alanında müşterilerimizin anlık ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde ekosistem bakış açısı ile tasarladığımız Maximum Mobil ile kart yönetimi hizmetlerinin yanı sıra iş ortağımız markalardan uygulama içerisinden kesintisiz bir satın alma deneyimi sunuyoruz.” 


Dijitalleşmenin mobil dışı alanlarda da hızla geliştiğine dikkat çeken Yalçın Sezen sözlerine şöyle devam etti: “Akıllı telefonlar hayatımızın bir parçası haline gelerek iletişim aracı olmanın çok ötesine gitti, diğer nesneler ile iletişim kurabilmemiz için bir geçiş kapısına dönüştü. İnternet üzerinden nesnelerin birbirine bağlanıp veri gönderip alma kabiliyetleri olarak tanımlayabileceğimiz Nesnelerin İnterneti kavramı akıllı telefonlar ile birlikte hayatımıza giren önemli bir teknolojik trend oldu. Müşterilerimize basit, hızlı ve kolay bir şekilde hizmet sunma anlayışımızın bir parçası olarak nesnelerin interneti teknolojisini klasik kumbaralarımıza uyarladık. Mobil bankacılık uygulamamız İşCep ile konuşarak İşCep’ten bluetooth üzerinden para gönderme fonksiyonu tanımlanan Dijital Kumbara, dijital dünyada doğan çocuklarımızın ilgisini çekecek şekilde tasarlanmış olan bu deneyimi ile küçük yaştan tasarruf alışkanlığı kazanılmasında önemli rol oynayacak.”


İş Bankası’ndan Altın Gençlere ödül

03.11.2017


Türkiye İş Bankası, “Altın Gençler” uygulaması kapsamında 2017 yılı Lisans Yerleştirme Sınavı’nda (LYS) bankanın yaşına eşit sayıda üstün başarı gösteren 93 öğrenciyi ödüllendirdi. Bu yıl LYS’de dereceye giren ve Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinde eğitim hakkı elde eden öğrencilere ödülleri, İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali’nin de katılımıyla düzenlenen törende verildi. Genel Müdürlük binasındaki törene, öğrencilerin yanı sıra aileleri ve öğretmenleri de katıldı.


Adnan Bali, törende yaptığı konuşmada, öğrenciler ile onların başarılarında katkısı bulunan ailelerini ve öğretmenlerini kutladı. İş Bankası’nın kalkınmanın en temel unsurlarından biri olan eğitime özel önem verdiğinin altını çizen Bali, bankanın kurulduğu ilk yıllardan bu yana üstlendiği uzun soluklu sosyal sorumluluk projeleriyle, bu yöndeki desteğini sürdürdüğünü söyledi. 1971 yılından beri devam eden Altın Gençler uygulamasının bu konudaki yaklaşımın bir parçası olduğunu vurgulayan Bali, şimdiye kadar 3 binin üzerinde öğrencinin  ödüllendirildiğini, uygulamanın ilk yıllarında ödül alanların 60 yaşını geçtiğini belirtti.


Başarının en önemli karakteristiği sürdürülebilir olması 


Konuşmasında gençlere tavsiyelerde bulunan Bali, başarının ancak disiplinli çalışmayla sürdürülebileceğini ifade ederek, şöyle konuştu: “Eminim birçoğunuzun kendi yaşamından deneyimlediği gibi, başarıya ancak sabırlı, kararlı ve disiplinli çalışmayla ulaşılır. Zekâdan çok hayatta disiplinli çalışmak önemlidir. Çıplak zekânın, çiğ zekânın, içi işlerlik kazanacak şekilde aileye, topluma, millete, devlete katkı sunacak şekilde doldurulmamış zekânın faydası olmaz. Ben hep bunu şöyle ifade ederim; hayat her zaman zekilerden çok disiplinlileri ödüllendirir. Onun için siz de zekânızın üzerine mutlaka çalışkanlığı ve disiplini ekleyin. Yine başarılarınız, hayatınızın belli dönemlerinde sizi hiçbir surette rehavete sürüklemesin. Çünkü başarının en önemli karakteristiği, sürdürülebilir olması. Başarıya, saman alevi gibi bir sıçramayla ulaşılmaz. Hep üzerine koyarak devam ettireceksiniz. Onun için rehavete kapılmamanızı öneririm. Kısa dönemli başarıların sizin başınızı döndürmesine izin vermeyin. Toplumdan kopmayın. Toplumla iç içe yaşamayı, çok farklı yelpazeden insanlarla, toplumsal gruplarla temasınızın asla kesmemeyi amaç edinin, buna özel olarak gayret gösterin. Çok steril, çok homojen, fanus içinde yaşanan hayatlar ne kadar nazari bilgilerle donanmış olurlarsa olsunlar, topluma yeteri kadar geri dönen anlayışta olmayabilirler. Toplumla iç içe, yanlışı doğrusu eğrisiyle beraber yaşamalısınız ve ona yönelik bağışıklıklar kazanmalısınız.”


İş Bankası tarihinin bir başarı hikâyesi olduğunu vurgulayan Bali, “Bu kurum 37 çalışan, 2 şube ve 1 milyon lira gibi küçük bir sermaye ile yola çıktı. Bugün 41 milyar TL’lik öz kaynak ile Türkiye’nin en büyük öz kaynağına sahip bankası konumunda bulunuyor. Biz disiplinli ve sabırlı çalışarak bu noktaya geldik” dedi.


İş Bankası’ndan ekonomiye 305 milyar TL’lik destek

31.10.2017


İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, finansal sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Sağladığı kaynakları istihdam ve katma değer yaratan sektörlere tahsis etmeye özen gösteren İş Bankası’nın ekonomiye nakdi ve gayrinakdi krediler aracılığıyla verdiği destek 2017 yılı Eylül ayı itibarıyla toplam 304,8 milyar TL’ye ulaştı” dedi.


Bankanın aktifinde %66 ile en büyük paya sahip olan nakdi krediler, 2016 yılsonuna kıyasla %12,4 oranında artarak 229,5 milyar TL’ye ulaşırken,  gayrinakdi kredi hacmi ise aynı dönemde 75,3 milyar TL oldu.


Kredi hacmini kaliteli ve sağlıklı bir biçimde büyütme hedefiyle hareket eden İş Bankası’nın sorunlu kredilerinin toplam kredilere oranı, önceki dönemlerde olduğu gibi yılın üçüncü çeyreğinde de sektör ortalamasının altında seyretti ve bir önceki çeyreğe göre sabit kalarak %2,4 düzeyinde gerçekleşti.


Bankacılık sektöründeki teknolojik gelişmelere öncülük eden İş Bankası, müşterilerine en yakın banka olmak ve müşteri deneyimini sürekli iyileştirmek amacıyla, dijital platformdaki yenilikleri hayata geçirmeye devam etti. Yaygın şube ağının yanı sıra, dijital hizmet platformları ve çok yönlü bankacılık hizmetleriyle tasarruf sahiplerinin öncelikli tercihi olan İş Bankası, mevduat hacmini önceki yılsonuna göre %9,4 oranında artırarak 194,0 milyar TL düzeyine çıkardı. Etkin kaynak yönetimi politikası çerçevesinde mevduat dışı fon kaynakları da sağlayan banka, yılın ilk dokuz ayında yurt içi piyasalarda toplam 8 milyar TL, yurt dışı piyasalarda ise 1,4 milyar ABD Doları muadili tutarında menkul kıymet ihraç etti. 2017 yılının üçüncü çeyreğinde İş Bankası, yurtiçinde TL cinsinden katkı sermaye niteliğindeki ilk borçlanma aracının ihracını da gerçekleştirdi.


Banka, 2016 yılında temin ettiği sendikasyon kredilerini %100’ün üzerinde bir oran ile yeniledi ve 2017 yılının ilk dokuz ayında uluslararası piyasalardan 22 ülkeden 53 farklı bankanın katılımıyla, yaklaşık 2,5 milyar ABD Doları muadili tutarında sendikasyon kredisi sağladı. İş Bankası, The Banker dergisinin her yıl bankaların ana sermaye büyüklüğüne göre yaptığı listede güçlü sermaye yapısı ile bu yıl da Türk bankaları arasında ilk sırada yer alarak öncü konumunu pekiştirdi.


İş Bankası’nın yılın ilk dokuz ayındaki net kârı, önceki yılın aynı dönemine kıyasla %23 oranında arttı ve 4.103 milyon TL tutarında gerçekleşti. Bankanın özkaynak büyüklüğü ise önceki yılsonuna göre %13,9 artarak 40,9 milyar TL’ye ulaştı. Güçlü sermaye yapısını koruyan ve etkin risk yönetimi politikasını sürdüren bankanın sermaye yeterliliği rasyosu %17 düzeyine ulaştı.


Adnan Bali, “Yaşı bir asra yaklaşan bankamızda, büyüklük sadece ekonomik büyüklük olarak algılanmıyor, tüm faaliyetlerimizle ülkemiz, çalışanlarımız, müşterilerimiz ve hissedarlarımız için yaratılan değer olarak görülüyor. Bu anlayışımızın bir sonucu olarak önceki dönemlerde olduğu gibi bu yılda da başarılı sonuçlar elde eden İş Bankası, sektördeki öncü ve lider konumunu korumaya devam edecek” dedi.


İş Bankası İftiharla Sunar

19.10.2017


Türkiye İş Bankası, kuruluşundan bu yana sürdürdüğü reklam faaliyetlerini ilgi çekici bir seçkiyle Eminönü’ndeki tarihi müze binasında sergiliyor. “İş Bankası İftiharla Sunar” başlıklı sergi, izleyicileri, 93 yıllık tarihi boyunca kendini zamanın akışına göre güncelleyen bir markanın reklam yolculuğuna davet ediyor.


Sergi, Cumhuriyet’in ekonomik kalkınma stratejisinin en büyük adımlarından biri olarak kurulan, sanayileşme hareketini başlatmak, ekonomik atılımları finanse etmek, ulusal tasarrufları harekete geçirmek gibi hayati görevler üstlenen İş Bankası’nın, yıllar içinde reklamlar aracılığı ile topluma verdiği mesajları bir araya getiriyor.


1924 yılında başlayan ve sonraki yıllarda çeşitlenip gelişerek taşıdığı mesajlarla yaratıcılığı buluşturan İş Bankası reklamları, bankanın ve reklamcılığın erken dönemini nadir bulunur bir zenginlikle belgeliyor. İlk çeyrek yüzyılda kullanılan teknikler ve ilk kuşak reklamcıların nadide çalışmalarından 30’lu yılların alternatif reklam mecrası yaratma çabalarına ve Atatürk’ün canlandırıldığı reklam filmlerine kadar Bankanın yaklaşık bir asırlık reklam faaliyetlerine dair izler, ilk kez bu sergi ile meraklılarıyla buluşuyor.


Reklam tarihi açısından önemli bir kaynak oluşturuyor


“İş Bankası İftiharla Sunar” sergisi, ziyaretçilere, aynı zamanda ilginç ve interaktif bir bilgilenme deneyimi de sunuyor. Tek tek ve toplu gösterimlerde 450 reklam filmi, 400’e yakın basılı iş ve 60 kadar özgün nesnenin izlenebildiği sergide, yıllar içinde geliştirilen mecralar, sektörün duayenleriyle ilgili ayrıntılar ve teknoloji kullanımının farklı dönemlerine ışık tutan uygulamalar da yer alıyor. İş Bankası reklamlarında rol alan, tanıtım çalışmaları vesilesiyle bir şekilde Banka ile yolu kesişen iş, sanat ve medya dünyasından çok sayıda tanınmış ismin olduğu reklam filmleri ve tanıtım programları da sergide bir arada görülebilecek.


Ülkemizde reklamcılık sektörünün gelişimine de ışık tutacak


İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Senar Akkuş, serginin açılışında yaptığı konuşmada İş Bankası’nın ülkemizin en değerli markalarından biri haline gelmesinde bir asra yakın dönemde yapılan iletişim çalışmalarının ve reklamların kayda değer bir rol oynadığını söyledi. Akkuş, “Bu yıl açılışının 10. yılını kutladığımız müzemizde bankacılık faaliyetleri ile ilgili arşivin yanı sıra bu iletişim ve reklam çalışmaları hakkında pek çok belge, nesne, ses ve görüntü kaydı ile film bulunuyordu. Bu zengin koleksiyonun bir sergi kapsamında ele alınmasının aynı zamanda ülkemizde reklamcılık sektörünün gelişimine de ışık tutacağını düşündük. Sergimizin ilgi ve beğeniyle karşılanacağını umut ediyoruz.” diye konuştu.

Her yaştan izleyicide merak uyandıracak sergi, ziyaretçilerin Türkiye’de reklamcılığın yıllar içindeki gelişimine de tanık olmasına imkân sağlıyor. Sergide, 1920’li yıllardan bu yana reklam profesyonellerinin kullandığı malzemelerden Cem Yılmaz’ın rol aldığı “Servet Bey” reklamlarının dekor, kostüm ve kamera arkası görüntülerine uzanan renkli bir seçki yer alıyor.

Küratörlüğünü İzzeddin Çalışlar’ın, sergi tasarımını Pattu Mimarlık’ın yaptığı, Umut Südüak’ın grafik tasarımını üstlendiği sergi Medina Turgul DDB tarafından hazırlandı. “İş Bankası İftiharla Sunar” sergisi, 25 Mart 2018 tarihine kadar pazartesi hariç her gün, Eminönü’ndeki İş Bankası Müzesi’nin giriş katında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

 

muze.isbank.com.tr​


PİYASA HABERLERİ
11 Aralık 2017
16:29:55 *TCMB GLP REPO IMKANI ILE PIYASAYA 30 MILYAR 915 MILYON TL VERDI16:30:06 *MERKEZ BANKASI 1 AY VADELI TL UZLASMALI VADELI DÖVIZ SATI...
PİYASA HABERLERİ
11 Aralık 2017
14:31:19 TABLO-VADESINE ÜÇ AY YA DA ÜÇ AYA YAKIN SÜRE KALMIS TL CINSI DIBS YILLIK BILESIK FAIZ ORANI14:31:20 *TCMB BEKLENTI ANKETI: 6 AY SON...
PİYASA HABERLERİ
11 Aralık 2017
12:00:16 *ITALYA'DA EKIM'DE PERAKENDE SATISLAR AYLIK -%1,0 (ÖNCEKI %0,9)12:00:18 *ITALYA'DA EKIM'DE PERAKENDE SATISLAR YILLIK -%2,1 (ÖNCEKI ...
PİYASA HABERLERİ
11 Aralık 2017
10:41:03 *SIMSEK: BÜYÜMENIN SÜRDÜRÜLEBILIR OLMASI IÇIN DAHA DENGELI OLMASI LAZIM, BUNU ANCAK REFORMLARLA10:41:04 ANALIZ-ALTIN FIYATLARI(GEDI...
PİYASA HABERLERİ
11 Aralık 2017
09:33:40 ***HATEK*** BORSA ISTANBUL A.S.( BISTECH PAY PIYASASI ALIM SATIM SISTEMI DUYURUSU 09:35:38 ANALIZ-BIST, VIOP VE TAHVIL(DENIZ YATIRI...
Kampanyalar
Kampanyalar
Aradığınız fırsatlar burada!
Sınav Başvuruları
Uzman Yardımcısı Alım Sınavı - 16.12.2017

​16 Aralık 2017 ve izleyen günlerde Uzman Yardımcısı Alım Sınavı düzenlenecektir. Başvuru Koşulları

X Kapat