Yayınlanma Tarihi Logosu Yayınlanma Tarihi: 25.03.2022
Okuma Süresi Logosu Okuma Süresi: 3 Dakika
İklim krizi tüm dünyanın çarpıcı bir şekilde yüzleştiği, çağımızın en büyük sorunlarından biridir. Gezegenimizi her geçen gün daha da tahrip eden ve yaşanması zor hale getiren bu kriz, önüne geçilmediği ve gereken önlemler alınmadığı takdirde 22. yüzyılda tanıdığımızdan çok daha farklı bir dünyada yaşamamızı kaçınılmaz kılacaktır. Çok geç olmadan iklim krizinin yıkıcı etkileri hakkında daha fazla bilgi sahibi olarak, bu sorunla bilinçli bir şekilde mücadele edebiliriz. Küresel iklim krizine ilişkin soruların cevaplarını ve bu küresel felaketle nasıl mücadele edebileceğimize dair bilgileri içeren dosyayı sizler için hazırladık.

İklim Krizi Nedir?


İklim krizi kısaca iklim koşullarındaki dengesiz ve zararlı değişimler şeklinde tanımlanabilir. Küresel ısınma ve benzeri sorunlarla yakından ilişkisi olan iklim krizi; dünya coğrafyasının giderek kuraklaşmasına, küresel sıcaklık artışının yükselmesine ve dünya genelinde öngörülemeyen yağışların ve diğer beklenmedik meteorolojik olayların daha sık ortaya çıkmasına sebep olan, büyük bir düşmandır. İnsanların yaşamak için ihtiyaç duyduğu ortamın hızla yok olmasına sebep olan bu durum, dünya genelinde devletler ve uluslararası organizasyonlar tarafından önlenmeye çalışılır.

İklim Krizinin Nedenleri Nelerdir?


Küresel iklim krizinin nedenleri arasında pek çok faktör yer alır. Dünya genelinde mücadele edilen sanayileşmenin ve fosil yakıt tüketiminin olumsuz etkileri, bizi krizin temellerine götürür. 18. yüzyıl sonlarında İngiltere ve Avrupa’da gerçekleşen sanayi devrimi ve makineleşme, petrol tüketimini de beraberinde getirerek, dünya atmosferinin binlerce yıldır görülmemiş bir şekilde ısınmasına neden oldu. Giderek artan nüfusu ise gezegenimize zarar veren bu faktörlerin çok daha geniş bir kullanım alanına yayılmasına ve daha büyük bir tehdit oluşturmasına yol açtı. Birkaç yüzyıl içinde ağırlaşan senaryo, bizi zor bir geleceğin beklediğini acı bir şekilde hatırlattı.

Küresel iklim krizi bu hızla devam ettiği sürece dünyamızın yıllık sıcaklık ortalamasının bu yüzyılın sonuna dek 3 derece artması beklenmektedir. Pek çoğumuza oldukça düşük gelen bu rakam; küresel ölçekte büyük kuraklıkların yaşanmasına, doğal afetlerin daha sık görülmesine, çevre dengesi açısından büyük öneme sahip hayvan türlerinin neslinin tükenmesine ve çok daha kötü sonuçlara yol açabilir. Uzmanlar şimdiden, yakın bir gelecekte çok büyük su ve gıda kıtlıklarıyla karşılaşabileceğimizi, hayatımızda büyük öneme sahip tüketim ürünlerinin ortadan kalkabileceğini dile getiriyor. Ancak bu noktada, küresel iklim krizinin en büyük nedenleri arasında fosil yakıt tüketiminin yanı sıra hayvancılık vb. sektörlerin etkilerinden de bahsetmek gerekir. Hayvancılık sektörü dünya genelinde o kadar büyük bir pazar haline geldi ki, özellikle büyükbaş hayvanların atmosfere tahmin ettiğimizden çok daha fazla zarar verdiği fark edildi.

iklim krizi 

İklim Krizi ile Bireysel Mücadeleye Katkı Sağlayabilecek Öneriler


Yaşanabilir bir dünya yaratmak için çevre bilinci kazanmak​ ve bu bilinci çevremize de aşılamak, iklim krizi ile mücadele yöntemlerinin temelini oluşturur. Günlük yaşam alışkanlıklarınızda ufak değişimler gerçekleştirerek bile gezegenimizin daha aydınlık bir geleceğe sahip olmasına katkı sağlayabilirsiniz. Küresel iklim krizinde en büyük rolü devletler ve büyük şirketler oynasa da bireyler, çevre bilinci kazanarak ve doğru alışkanlıklar benimseyerek, olumlu yönde değişimlerin yaşanmasına katkıda bulunabilir.

Çevre ve ekoloji belgesell​eri, dünya çapında sivil toplum örgütlerinin ve gönüllü çalışmaların bu konuda ne kadar büyük yankı uyandırabileceğini ve gidişatın olumlu yönde nasıl değiştirilebileceğini başarılı bir şekilde gösterir. Pek çok tanınmış aktivist, yaptıkları çalışmalar aracılığıyla geniş kitleleri iklim krizi konusunda bilinçlendirerek,  artan kirliliğin ve kontrolsüz tüketimin önüne geçilmesine yardımcı olur.

“Daha temiz bir dünya” yaklaşımını benimsemek ve bunun için mücadele etmek istiyorsanız, bazı öncelikler belirleyebilirsiniz. Örneğin minimum atık prensibini benimsemeniz önemli bir başlangıç noktası olabilir; tek kullanımlık ürünler yerine birçok defa kullanabileceğiniz ekipmanlara sahip olmak, çevreyi daha az kirletmenize yardımcı olur. Tek kullanımlık pipetler, plastik su şişeleri ve benzeri pek çok ürün, dünya genelindeki plastik kirliliğini oluşturan en büyük etkenlerdendir. Termos, matara gibi ürünler satın alarak ve bez çantaları tercih ederek, daha az atık üretebilirsiniz.

Karbon Ayak İzinizi Azaltmanın Yolları


Karbon ayak izi; bir bireyin, ülkenin veya kuruluşun, faaliyetleri sonucunda atmosfere saldığı sera gazlarının karbondioksit cinsinden karşılığıdır.

Karbon ayak izi, doğrudan veya dolaylı şekilde gerçekleştirilebilmektedir. . Birincil (doğrudan) karbon ayak izi, insanların yaşam alanlarında ve ulaşım ihtiyaçları doğrultusunda çevreye verdiği zararı konu edinir.  Gereksiz elektrik ve su tüketimi, birincil karbon ayak izinizi çarpıcı şekilde artırır. Ayrıca tasarrufsuz ampuller ve duş başlıkları gibi ince detaylar da oluşan zararın bir kısmını oluşturur. Evinizde yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek ve beyaz eşyalarınızı tasarruf seviyesi yüksek ürünler arasından tercih etmek, birincil karbon ayak izinizi efektif bir şekilde azaltır. Ulaşım ihtiyaçlarınızda da mümkün oldukça bisiklet ve toplu taşıma gibi araçlara yönelmeniz, karbon salınımını ve fosil yakıt tüketimini azaltmaya yardımcı olur..  Aracınızı çevrenizdekilerle paylaşmanız ve gereksiz fren kullanımı gibi durumların önüne geçerek yakıt tasarrufu sağlamanız, çevrenin korunmasına katkı sağlar.

İkincil (dolaylı) karbon ayak izi ise kullandığımız ürünlerin üretiminden bozulmasına kadarki süreci temsil eder. Buna en büyük örneklerden biri, sürekli tükettiğimiz bir ürünün elimize ulaşıncaya kadarki süreçte ortaya çıkardığı karbondioksit kaynaklı zarardır.  Karbon ayak izi düşük olan  ürünleri tercih etmeniz, dolaylı ayak izinin azaltılmasına katkı sağlar.

İklim Krizi İçin Nasıl Çözümler Üretebiliriz?


Tüm dünya, iklim değişikliğinin önüne geçmek ve çevreye verilen zararı engellemek için büyük bir çaba gösteriyor. Birleşmiş Milletler, Greenpeace ve Rainforest Alliance gibi otoriteler; devletlerin ve şirketlerin çevre konusunda daha bilinçli adımlar atmasını ve sürdürülebilir kaynaklara yönelmesini destekliyor. Ancak ne yazık ki dünya genelinde petrol endüstrisi, tarım arazilerinin yok edilmesi, kontrolsüz hayvancılık ve balıkçılık gibi aktiviteler iklim krizine karşı yürütülen mücadeleyi kötü yönde etkiliyor. Yine de pek çok ülke ve şirket, sürdürülebilir ve yenilenebilir çözümlere daha sıcak bakıyor,  politikalarında bu değerlere de geniş bir yer vermeye çalışıyor.

“İklim krizi için neler yapılabilir?” sorusuna cevap niteliğindeki bu gelişmeler, çözüme yönelik olarak daha büyük adımların atılmasına ve daha verimli sonuçlar elde edilmesine katkı sağlıyor. İş Bankası, daha yaşanabilir bir dünya hedefiyle hayata geçirdiği Geleceğe Orman Projesi​ ile çevreyi korumaya ve daha yeşil bir dünya hedefine ulaşmaya katkıda bulunuyor. . Sürdürülebilir ve yenilenebilir projelere de destek sunan İş Bankası, çevre bilincinin oluşturulması ve yaygınlaştırılması için çalışıyor.


Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. İşbu blog sayfası aracılığı ile sunulan tavsiyelere dayanarak alınan/alınacak yatırım kararlarının ve yapılan/yapılacak alım satım vb. işlemlerinden ve bu işlemlerin olası neticelerinden Türkiye İş Bankası A.Ş. herhangi bir surette sorumlu değildir.​​​