Yayınlanma Tarihi: 17.05.2019
Okuma Süresi: 3 dk
A A
  • Facebook'ta Paylaş
  • Twitter'da Paylaş
  • LinkedIn'de Paylaş
  • Whatsapp'ta Paylaş
“Yapay zeka” kelimesini günümüzde neredeyse her gün duymaya başladık. Gelecekte yapay zekadan dolayı başımıza gelebilecekleri içeren komplo teorileri bir yana dursun, bu durumun en büyük sebebi aslında yapay zeka teknolojilerinin birçok sektörde aktif olarak kullanılmaya başlaması. İş verimliliğini arttırmaya yardımcı bir teknoloji olmasıyla hem işletmelere hem de müşterilere olumlu yönde katkısı olan bu teknolojiler sayesinde markaların müşterilerine sunduğu deneyimler de fazlasıyla ilerlemiş durumda.

User Testing’in 2018’de yayınladığı Müşteri Deneyimi Sektör Raporu’na göre yöneticilerin %95.7’lik kısmı müşteri deneyiminin şirketleri için çok kritik olduğunu düşünüyor. Günümüzün rekabet koşullarını düşündüğümüzde haksız da sayılmazlar. Markalar ya da işletmeler, mevcut müşterilerini kaybetmeyi akıllarından bile geçirmek istemiyor. Müşterilerin ise hizmet veya ürün satın alabilmeleri için çok fazla seçenekleri var. Yani, x markasından iyi bir hizmet alamayan müşteri, hemencecik piyasada aynı kulvarda bulunan y markasına yönelebiliyor. Ortada böyle bir gerçeklik varken de işletmeler ve markalar, müşterilerinin deneyimlerini/hizmetlerini mümkün olduğunca iyileştirmek için son dönem teknolojilerini sıkı bir şekilde takip edip, piyasadaki konumlarını korumak adına ellerinden geleni yapıyor. Tabii bu durum en çok da tüketicilerin lehine oluyor. O halde şimdi, yapay zeka uygulamaları sayesinde müşteriler olarak deneyimlerimiz nasıl değişti ve işlerimiz ne derece kolaylaştı bunlara göz atalım!

Elinizi Uzatsanız İlgilendiğiniz Bir Ürün!

Bir mağazada dikkatli bir şekilde dolaşırken bile aradığımız ürünlere çabucak ulaşamıyoruz. Mağazada yeteri kadar çeşit olmayabiliyor, satış görevlisinin fazla ilgili veya fazla ilgisiz tavırları bizi alışverişten bir anda soğutabiliyor. Neyse ki artık e-ticaret siteleri yayılmış durumda ve “online” olarak rahatlıkla alışveriş yapabiliyoruz. Haliyle sık sık online alışveriş yapan müşteriler olarak da e-ticaret sitelerinden daha kaliteli bir müşteri deneyimi bekliyoruz. İşte tam burada devreye yapay zeka giriyor! İlgi alanlarımız yapay zeka tarafından doğru bir şekilde tespit edilip binlerce milyonlarca ürün arasından bize en uygun olanları bir anda önümüzde sıralanıyor. Doğru bir şekilde kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimi, bize zaman kaybetmeden aradığımız ürünü bulma şansını verirken, bu tarz bir satın alma süreci yaşadığımız markayı da sonraki alışverişimizde tekrar tercih etmemizi sağlayabiliyor.
Yapay Zeka ve Değişen Müşteri Deneyimi 1

Merhaba, Geçen Ayki Restoran Harcamam Ne Kadar?

Günün birinde telefonunuza bakıp bu soruyu soracağınız aklınıza gelir miydi? Geçen ay yaptığınız restoran harcamanızı bile bu kadar kolay öğrenmenizi sağlayan bu sistem; İş Bankası’nın kişisel asistanı Maxi. Yapay zeka sayesinde artık her şeyin mümkün olduğunun canlı bir örneği olan Maxi, müşteri deneyimini bir üst seviyeye çıkarıyor. Doğal dil işleme teknolojisiyle geliştirilen Maxi, Google Asistan’a entegre bir şekilde çalışıyor ve birçok bankacılık işlemini en hızlı şekilde gerçekleştirmenize yardımcı olurken sorularınıza da cevap verip sizinle sohbet edebiliyor. İşCep, Maximum Mobil ve Google Asistan üzerinden iletişim kurabileceğimiz Maxi sayesinde, en hızlı şekilde istediğiniz kişiye istediğiniz miktarda para gönderebilir ya da harcama geçmişinizle ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Kesintisiz İletişim Artık Chatbot’larda

Her saniyenin her anın çok değerli olduğu bir çağdayız. Doğru zamanda doğru yerde olmak hepimiz için çok önemli. Bundan dolayı, müşteriyle iletişim konusunda da yapay zeka yine vazgeçilmez bir teknoloji oluyor. Birçok markanın iletişim merkezi, müşterilerinin sorularına hızlı ve güvenli bir şekilde cevap verebilmek için “chatbot teknolojisi” kullanıyor. 7/24 hizmet sağlayan chatbot’lar sayesinde müşteriler hızlı bir şekilde yardım alabiliyor, markalar da saat kaç olursa olsun müşterilerinin yanında oluyor. Örneğin; yapay zeka destekli bir chatbot olan Kişisel Asistan Maxi ile istediğiniz zaman yazışıp kafanıza takılan sorulara cevap arayabilir, hesabınızda ne kadar para kaldığını anında öğrenebilir ya da ondan çeşitli harcama tavsiyeleri alabilirsiniz.

Chatbot’lar Neden Kişiselleşmeli?

Müşteriler bir sorunları olduğunda, kayıtlı mesaj izlenimi uyandıran cevaplardan sıkılmış durumda. Bu nedenle, tüketicilerin en zor anında yardıma koşan chatbot’ların “gerçek bir insan“ gibi yanıt vermeleri oldukça kritik bir nokta. Maxi gibi otomatik öğrenme ve sesli asistan özellikleri yüklenen chatbot’lar, müşterilerin sorunlarını doğru bir şekilde algılayıp kişinin yaşadığı soruna uygun olarak işlevsel çözüm önerilerinde bulunabiliyorlar. Böylelikle, tüketici sorusunun cevabını en hızlı şekilde alırken marka da müşterisiyle olan iletişimine samimi bir boyut kazandırmış oluyor.

Deneyim Hissi: Artırılmış Gerçeklik

Deneyim hissi hepimiz için çok önemli. Bir otomobili satın almadan önce test etmek veya beğendiğimiz pantolonu denemek için kabin sırası beklemek, risksiz bir alışveriş gerçekleştirmek istememizden kaynaklı. İnternet alışverişi, her ne kadar pratik olsa da satın aldığımız ürünleri deneyememek bu yüzden bizim için dezavantaj. Mevcut eksikliği fark eden birçok marka ise tüketicilerinin satın almak istedikleri ürünü ya da hizmeti ekran başından deneyimleyebilmeleri için artırılmış gerçeklik teknolojisini kullanıyor. Bilgisayar ortamında ya da mobil uygulamalarda sunulan üç boyutlu simülasyonlar sayesinde tüketici, istediği ürünü kendi fiziksel ortamında görerek satın alma kararını daha kolay ve doğru bir şekilde verebiliyor. Bu da demek oluyor ki; artırılmış gerçeklik teknolojisi dijital ve gerçek dünya arasındaki uçurumu kapatarak müşteri deneyimini daha uç noktalara taşımayı hedefliyor.

Kısacası, yapay zeka teknolojileriyle gelişen ve en kritik anlarda etkili çözümler sunan müşteri hizmetleri, kendini yenilemeye ve hayatımızı kolaylaştırmaya devam ediyor.

Etiketler:
Kredi