Anında İşlem
Resim
Ev Kredisi
İş Bankası ve Zingat iş birliği ile hazırlanan Zingat yaşamSkor’unu kullanarak en uygun evi bulabilirsiniz. Evinize karar verdiyseniz, kredi taksitinizi hesaplayabilir hatta şubemize gitmeden başvurunuzu kolayca yapabilirsiniz.
Resim
İhtiyaç Kredisi

​Gerçekleştirmek istediğiniz hayalleriniz için İhtiyaç Krediniz İş Bankası’nda! Detaylı Bilgi.

Resim
Taşıt Kredisi

​İstediğiniz aracın kredisi şimdi daha yakın! Taşıt Kredisi başvurunuzu hızlı ve kolayca yapabilirsiniz. Detaylı Bilgi

Resim
Kredi Kartı
Kredi kartınıza ait sorgulama işlemlerini ve yeni kredi kartı başvurunuzu buradan kolayca yapabilirsiniz.  Detaylı Bilgi.
Kredi Kartı Başvuru Takip
Resim
Vize İçin Hesap Bilgisi Yazısı

​Vize yazısı için artık beklemenize gerek yok! Zaman kazanmak için talebinizi buradan iletip, dilediğiniz şubemizden vize yazınızı teslim alabilirsiniz.

Resim
Seyahat Sigortası

​Yurt dışına çıkarken kendiniz ve yakınlarınıza seyahat sigortası yaptırmak için hemen başvurabilir, dilediğiniz şubemizden poliçenizi teslim alabilirsiniz. Detaylı Bilgi

Resim
Yurt Dışı Çıkış Harcı

​Zaman kazanmak için yurtdışı çıkış harcı ödeme talebinizi buradan iletebilir, dilediğiniz şubemizden dekontunuzu teslim alabilirsiniz.

Resim
Anında Müşteri

​Müşterimiz olmak için işlemlerinizi buradan hızlıca yapabilirsiniz. Başvuru Takip

*Son gün değerleri bir önceki seans kapanış değerleridir.
İŞ BANKASI'NDAN HABERLER
02 Şubat 2017
2016 yılında İş Bankası Grubu’nun nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla ülke ekonomisine sağladığı toplam destek 291,2 milyar TL oldu.
İŞ BANKASI'NDAN HABERLER
31 Ocak 2017

​İş Bankası, Kredi Garanti Fonu (KGF) ile KOBİ’lere ve daha büyük ölçekli firmalara yönelik yeni bir protokol imzaladı.

İŞ BANKASI'NDAN HABERLER
12 Ocak 2017

​‘Yeni Hayata Bir Hamle’ projesi kapsamındaki ilk satranç sınıfı Ankara Sincan’da açıldı.

İŞ BANKASI'NDAN HABERLER
10 Ocak 2017

​Dijital bankacılıktaki yenilikleriyle müşterilerinin yaşamını kolaylaştıran Türkiye İş Bankası,  Türkiye’de bir ilk olan “iMessage ile para aktarma” uygulamasını hayata geçirdi.​

İŞ BANKASI'NDAN HABERLER
08 Aralık 2016

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “Ülke ekonomisinin istikrarı için bilançomuzu, imkanlarımızı, kaynaklarımızı, tecrübemizi, maharetimizi, birikimimizi sonuna kadar kullanacağız” dedi.

İş Bankası’nın kredilerle ekonomiye sağladığı destek 291 milyar TL’yi aştı.

02.02.2017


Türkiye İş Bankası’nın aktif toplamı 2016 yılında, bir önceki yılsonuna göre %13 artış ile 312 milyar TL’ye ulaştı. Özkaynak büyüklüğü %12,3 artış ile 36 milyar TL olarak gerçekleşen İş Bankası’nın net kârı yılsonunda 4,7 milyar TL oldu.

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali yılsonu finansal sonuçlarına ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede “İş Bankası olarak milli ekonomiye sağlanan desteğin daha da önem kazandığı 2016 yılında, hane halkı ihtiyaçlarından, ülkemizin büyük ölçekli yatırımlarının finansmanına kadar geniş bir yelpazede kaynak sağlamaya devam ettik. Bir yandan kredilendirme ilkelerimizi korurken, diğer yandan ticari hayatın koşullarını da gözeterek üreten, istihdam ve katma değer yaratan firmaların kesintisiz biçimde desteklenmesine yönelik aksiyonları almayı sürdürdük.” dedi.


2016 yılında İş Bankası Grubu’nun toplam nakdi kredi hacmi önceki yıla göre %16,2 artış ile 225,3 milyar TL seviyesine ulaşırken, bankanın nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla ülke ekonomisine sağladığı toplam destek 291,2 milyar TL oldu. “Türkiye’nin En Büyük Özel Bankası” olma unvanını 2016 yılında da koruyan İş Bankası’nın toplam aktifleri içerisinde kredilerin payı yılsonu itibarıyla %65,4 düzeyinde gerçekleşirken, kredilerinin ağırlıklı kısmını %75,1 pay ile ticari krediler oluşturmaya devam etti. Etkin risk yönetimi ve sorunsuz büyüme politikasını başarılı bir şekilde sürdüren İş Bankası’nın takipteki kredilerinin toplam kredilere oranı 2016 yılında da, önceki yıllarda olduğu gibi, sektör ortalamasının altında seyretti.


2016 yılsonu itibarıyla, 1.374 şube ve 6.527 Bankamatik ile özel bankalar arasında en geniş dağıtım ağına sahip banka olan İş Bankası, aynı dönemde dijital bankacılık alanındaki yenilikçi uygulamalarını da sürdürdü. Mobil bankacılık uygulaması olan İşCep’i kullanan müşteri sayısı yılsonu itibarıyla 3,6 milyonu aştı.


Bankanın gelişmiş teknolojik altyapısının sunduğu çok yönlü bankacılık hizmetleri ve yaygın şube ağı ile desteklenen mevduat hacmi önceki yılın sonuna göre %15,3 artış ile 177,4 milyar TL’ye ulaştı. Aynı dönemde Türk Lirası mevduattaki artış %21,2 olarak gerçekleşti. İş Bankası, ayrıca, fonlama kaynaklarını çeşitlendirmek ve maliyetlerini kontrol etmek yönündeki politikaları çerçevesinde mevduat dışı kaynaklardan da faydalanmaya devam etti. 2016 yılı boyunca yurtiçinde ve uluslararası piyasalarda 22 milyar TL’nin üzerinde menkul kıymet ihracı gerçekleştiren banka, bunun yanı sıra, Mayıs ve Eylül aylarında 2,3 milyar ABD Doları muadili tutarında sendikasyon kredisi dahil yurtdışından 6,7 milyar ABD doları tutarında kaynak temin ederek uluslararası piyasalardaki güvenilirliğini bir kez daha tescil etti. 


İş Bankası, önceki yıla göre %12,3 artış ile 36 milyar TL’ye ulaşan özkaynak büyüklüğü ve %15,2 seviyesindeki sermaye yeterlilik oranı ile 2016 yılında da güçlü sermaye yapısını korudu. 


Adnan Bali “Küresel ekonomik büyümenin yavaşladığı, yakın coğrafyada jeopolitik risklerin arttığı ve bu gelişmelerin ülkemizin makroekonomik dengeleri üzerindeki baskısının yoğunlaştığı bir ortamda, İş Bankası, sektördeki güçlü ve öncü konumunun getirdiği sorumluluk bilinciyle faaliyetlerine ülke ekonomisine yaptığı katkıyı artırarak devam edecek.” dedi.​

 

İş Bankası Kredi Garanti Fonu ile protokol imzaladı.

31.01.2017


İş Bankası, Kredi Garanti Fonu (KGF) ile KOBİ’lere ve daha büyük ölçekli firmalara yönelik yeni bir protokol imzaladı. Banka, KGF ile imzalanan yeni protokol kapsamında teminat eksikliği nedeniyle finansmana erişim güçlüğü çeken KOBİ’lere ve KOBİ ölçeği dışında kalan firmalara kredi sağlamaya devam edecek.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Murat Bilgiç, en fazla ticari kredi veren özel banka olarak KGF ile olan işbirliğini önemsediklerini, bu protokol ile teminat eksikliği nedeniyle finansmana erişimde sıkıntı yaşayan KOBİ’lerin finansal ihtiyaçlarını karşılamayı sürdüreceklerini vurguladı. Bilgiç, "Ülkemizin ekonomisinde önem arz eden tüm yapıtaşlarını hassasiyetle destekliyoruz. Bunu hem bu tür programlarda yer alarak, hem de Banka olarak kendimiz imkân yaratarak sürdürüyoruz. Nitekim 2016 yılının son çeyreğinde gerçekleştirdiğimiz esnaf kampanyası kapsamında faiz indiriminde öncü de olarak, 27 bini aşkın esnaf ve küçük işletmeye 1,9 milyar TL’nın üzerinde uygun maliyetli kredi sağladık" dedi.
İş Bankası’nın KGF ile yaptığı yeni protokolden yararlanmak isteyen firmalar, daha detaylı bilgiyi bankanın şubelerinden alabilirler.​


Yeni Hayata Bir Hamle

12.01.2017


Türkiye İş Bankası’nın Türkiye Satranç Federasyonu ana sponsorluğu kapsamında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü işbirliğiyle başlatılan  ‘Yeni Hayata Bir Hamle’ projesi kapsamındaki ilk satranç sınıfı Ankara Sincan’da açıldı.

Proje ile 30 cezaevinde 40 satranç sınıfı açılacak, bu sınıflarda satranç takımları, satranç eğitim panoları ve taşları ile satranç sporuna ilişkin kaynak kitaplar yer alacak. Kurulacak ‘bahçe satrancı’ ile çocukların açık havada da satranç oynayabilmesi planlanan projede, buralardaki personele de Türkiye Satranç Federasyonu tarafından antrenörlük eğitimleri verilecek.  

Türkiye Satranç Federasyonu’nun (TSF) 2005 yılından bu yana ana sponsoru olan Türkiye İş Bankası’nın desteği ile çocukların ve gençlerin zihinsel gelişimlerine önemli katkıda bulunan satranç sporu, suça sürüklenmiş çocuklar için cezaevlerine taşındı. Bankanın TSF sponsorluğu kapsamında Federasyon ile Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü işbirliğiyle başlatılan “Yeni Hayata Bir Hamle” projesi kapsamında ilk satranç sınıfı Ankara’da açıldı. Sincan Ankara Çocuk Eğitim Merkezi’nde ilk adımı atılan “Yeni Hayata Bir Hamle” projesi ile suça sürüklenmiş çocukların satranç sporu ile tanıştırılarak, hayatlarında yeni bir bakış açısı oluşturabilmeleri ve kötü alışkanlıklardan, eğilimlerden korunmaları için fırsat sunulması amaçlanıyor.

“Yeni Hayata Bir Hamle” projesi çerçevesinde Ankara Çocuk Eğitim Merkezi’ndeki ilk satranç sınıfının açılışı, Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Senar Akkuş, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım ve TSF Başkanı Gülkız Tulay’ın katılımıyla gerçekleştirildi. 

Satranç çocuklarımızın hayata daha farklı bakmalarını sağlayacak
Açılışta konuşan İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Senar Akkuş, 2005 yılından bu yana Türkiye Satranç Federasyonu’nun ana sponsoru olduklarını, satranca verdikleri bu desteği geçtiğimiz yıl, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün işbirliğiyle suça sürüklenmiş çocukları da satranç ile buluşturacak şekilde genişlettiklerini belirtti. 

“Yeni Hayata Bir Hamle” projesinin, İş Bankası’nın sosyal sorumluluk çalışmalarında toplumda hiçbir farklılık gözetmeksizin izlediği yaygın ve sürdürülebilir yaklaşımının bir göstergesi olduğunu vurgulayan Akkuş, şöyle konuştu: “Çocukların daha akılcı ve analitik düşünmesini, sistemli ve disiplinli olmalarını, kazanmanın yanı sıra kaybetme psikolojisi ile olumsuzluklar karşısında daha dirençli olmalarını sağlayan satrancın, bu yönüyle çocuklarımız için hem bir umut ışığı olacağına hem de onların hayata daha farklı açıdan bakmalarını sağlayacağına inanıyoruz.”  

Satrançta Türkiye’nin 2005 yılından bu yana 15 dünya şampiyonluğu, 47 Avrupa şampiyonluğu kazandığını ifade eden Akkuş, “Suça sürüklenmiş çocuklarımızın da satranca ulaşabilmesi için hayata geçirilen proje ile umuyoruz ki onların arasından da ileride ülkemizi satrançta başarıyla temsil edecekler çıkacak ve hepimizi gururlandıracak” dedi.

Türkiye İş Bankası’nın TSF ana sponsorluğu kapsamında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü işbirliğiyle başlatılan ‘Yeni Hayata Bir Hamle’ projesi ile 30 cezaevinde 40 satranç sınıfı açılacak. İlki Ankara Çocuk Eğitim Merkezi’nde açılan bu sınıflarda satranç takımları, satranç eğitim panoları ve taşları ile satranç sporuna ilişkin kaynak kitaplar yer alacak. Proje ile 30 cezaevinde ‘bahçe satrancı’ kurulması ve çocukların açık havada da satranç oynayabilmesi planlanırken, bu kurumlardaki personele Türkiye Satranç Federasyonu tarafından antrenörlük eğitimleri de verilecek.  Proje çerçevesinde gerçekleştirilecek tüm faaliyetlerde, suça sürüklenen çocukların özel hayatlarının gizliliği ilkesine azami düzeyde hassasiyet gösterilecek.​


İşCepliler sohbet ederken kolayca para gönderebiliyor

10.01.2017


​Dijital bankacılıktaki yenilikleriyle müşterilerinin yaşamını kolaylaştıran Türkiye İş Bankası,  Türkiye’de bir ilk olan “iMessage ile para aktarma” uygulamasını hayata geçirdi. Uygulama kapsamında İşCep kullanıcıları,  Apple’ın “iMessage” adlı mesajlaşma servisi üzerinden hızlı ve kolay bir şekilde para aktarabilecek.  


iMessage ile para isteyebilme ve aktarma hizmetinden, iOS 10 ve üzeri işletim sistemine sahip mobil cihazı olan ve en güncel İşCep sürümünü kullanan İş Bankası müşterileri yararlanabiliyor.


Bu uygulama üzerinden para isteyecek veya para aktaracak İş Bankası müşterilerinin bir defaya mahsus olmak üzere İşCep’te iMessage’ta kullanacağı hesabı tanımlaması yeterli oluyor. Hesap tanımlama işlemi, iMessage İşCep eklentisi ilk kez kullanılmaya başlarken veya İşCep’te “Ayarlar - iMessage Hesap Tanımlama” menüsünden yapılabiliyor. Bu sayede, kullanıcılar her seferinde hesap numarası girişi yapmaya gerek kalmadan hızlıca para gönderebiliyor.


Hesap tanımlama işleminin ardından,  iki kullanıcı iMessage uygulamasında sohbet ederken, para isteyen taraf iMessage üzerindeki “İşCep extension” ikonunu seçerek karşı taraftan para isteğinde bulunuyor. Para isteği sohbet edilen tarafa ulaştığında, istek mesajını gören diğer kişi dilerse gelen mesajı tıklayarak alıcı ve gönderici hesap bilgileri ile tutarı onaylayarak sohbet ettiği kişiye kolayca para gönderebiliyor.  


İşCepliler iMessage üzerinden işlem bazında en çok 300 TL olmak üzere, günlük olarak müşteri bazında tanımlı havale limiti kadar para aktarabiliyor. 

 

“Ülke istikrarı için kaynaklarımızı, maharetimizi sonuna kadar kullanacağız”

08.12.2016


Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, milli ekonomiye verilen desteğin, çok daha fazla önem kazandığı bu dönemde Cumhuriyet’ten bir yıl sonra kurulan ve milli bankacılığın önderi konumundaki İş Bankası’nın aynı anlayışla, bu zor koşullarda da fonksiyonunu sağlıklı bir şekilde sürdüreceğini ifade ederek, “Ülke ekonomisinin istikrarı için bilançomuzu, imkanlarımızı, kaynaklarımızı, tecrübemizi, maharetimizi, birikimimizi sonuna kadar kullanacağız” dedi.​

Türkiye İş Bankası tarafından 2008 yılından bu yana Dünya Gazetesi işbirliği ile düzenlenen, değişen ekonomi ve piyasa koşullarında bölgesel ve uluslararası fırsatların, Türkiye ekonomisinin bugünü ve geleceğine ilişkin fikirlerin gündeme geldiği “İş’le Buluşmalar” toplantılarının 40’ıncısı İstanbul’da gerçekleştirildi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in katılımcılara hitap ettiği “Türkiye’nin Rekabet Gücünü Artırmak” başlıklı toplantıda konuşan Adnan Bali, bugünkü İş’le Buluşmalar’ın ayrı bir özelliği bulunduğunu, daha önce bölgesel düzeyde gerçekleştirdikleri toplantıya bu kez Anadolu’nun dört bir yanından, Iğdır’dan, Diyarbakır’dan, Van’dan, Denizli’den katılım olduğunu vurguladı.

Konuşmasında yurtiçi ve yurtdışı gelişmelere değinen Bali, 2008’in son çeyreğinde Lehman Brothers’ın batışıyla adeta tescillenen global kriz ile başlayan sıkışıklıklar dönemi sonrasında, gelişmiş ülkelerde resesyon, artan borç, iç ve dış açıklar, bankacılık kesiminin sorunları gibi bir tablonun söz konusu olduğunu belirtti. Bu dönemde Türkiye’nin ise izlenen genişletici politikaların etkisiyle ve makro ekonomik verilerdeki ayırt edici özellikleriyle tasarruf hadlerinin de üzerinde bir büyüme imkanı bulduğunu kaydetti. 

“Fakat bir taraftan ciddi bölgesel, global düzeydeki jeopolitik gerilimler, güvenlik sorunları bütün bu tablonun içerisinde hiç yakamızı bırakmayacak şekilde de devam etti” diyen Bali, özellikle Ortadoğu’da ve bölgede yaşanan sorunların yanı sıra bir insanlık dramına dönüşen mülteci sorunlarının etkisiyle hızlı büyümenin yerini, 2012’den itibaren yüzde 3-4 bandında sınırlı bir büyümeye bıraktığını belirtti. Siyasi istikrar anlamında da Türkiye’nin çok ciddi değişiklikler, belirsizler yaşadığını ifade eden Bali,  “2014, 2015 her biri ikişer seçim, artan güvenlik sorunları, sadece bölgemizde de değil, şehirlerimize de yansıyacak şekilde… 2016’da seçimin de geride bırakılmasıyla nispeten daha öngörülebilir bir Türkiye beklerken, ani bir şekilde ortaya çıkan uçak kriziyle bozulan Türk-Rus ilişkileri ve onun ekonomi üzerindeki etkileri, zaten iyi gitmeyen turizm üzerindeki etkiler, bunun genel olarak ekonomiye yansıması… Bütün bunlardan sonra da sanki bu tablonun tek eksiği bir darbe girişimiymişçesine bir de darbe girişimi… 19 yılda geri aldığımız yatırım yapılabilir ülke notu 3 yılda tekrar geri gitti” şeklinde konuştu.

Adnan Bali, bu arada yurt dışında da gündemin sürekli değiştiğini, Brexit kararı ile AB’nin geleceğine ilişkin belirsizlikler ve bu ayın başlarında da ABD seçimlerinde Trump’ın kazanması, bunun yarattığı ilave belirsizlikler, Fed’in faiz artırımı konusundaki politikalarının belirsizliği, bütün bunlara bağlı olarak ortaya çıkan finansal dalgalanmalar ve Amerikan Dolarına karşı ciddi değer kaybeden gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin bu gündemlerden bazıları olduğunu söyledi. Bali, “Daha önce daha olumlu görünümümüz nedeniyle bize iskonto ile yansıyan global risklerin bu kez primli olarak, çarpan etkisiyle yansıdığı bir dönemde 3,50 seviyelerini dahi aşan Amerikan Doları… Maalesef bu kadar sıra dışı olayın bir araya geldiği bir tablo… “ dedi.


Türkiye morali bozulacak bir ülke değildir


Adnan Bali, “Türkiye olumsuz gündemler fazla yaşadığı için, morali bozulacak bir ülke değildir. Bugün iki üç saat zaman farklarıyla çevremizdeki ülkelere baktığımızda 1,5 milyar nüfus, 25 trilyon doların üzerindeki milli gelir, 8 trilyon doların üzerinde ticaret hacmi söz konusu… Bu insanlar aynı coğrafyada aynı saatlerde kalkıp, aynı saatlerde iş yapıyorlar. Bu çok önemli imkandır. Milli ekonomiye verilen desteğin, çok daha fazla önem kazandığı bu dönemde Cumhuriyet’ten bir yıl sonra kurulan ve milli bankacılığın önderi konumundaki İş Bankası’nın aynen bu anlayışla, bu zor koşullarda da fonksiyonunu sağlıklı bir şekilde sürdüreceğini ifade ediyorum. Ülke ekonomisinin istikrarı için bilançomuzu, imkanlarımızı, kaynaklarımızı, tecrübemizi, maharetimizi, birikimimizi sonuna kadar kullanacağımızı huzurlarınızda tekraren ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin yurtiçi ve yurtdışı kaynağının önemli risklerle karşı karşıya kaldığı bu dönemde bütçe açığı, kamu borç stoğu, cari açık, bunların milli gelire kıyasla oranları gibi temel makro ekonomik göstergelere bakıldığında ülkenin aslında olumsuz bir tabloya sahip olmadığını ifade eden Bali, ülkenin büyüme bakımından 2016’ya çok güzel bir başlangıç yaptığını, ikinci çeyrekte biraz ivme kaybolsa da ilk yarıda yüzde 3,9’luk bir büyüme gerçekleştiğini hatırlattı. Bali, son çeyrekte de iktisadi faaliyetin makro ihtiyati tedbirlerdeki bir kısım gevşemelerle ve kamu harcamalarıyla birlikte biraz daha hareketlendiğinin gözlemlendiğini söyledi.

Mevcut riskler dikkate alındığında uzun dönemden bu yana başarıyla izlenen kamu maliyesi politikalarının, Türkiye’ye bu girdaptan çıkabilmek için bir hareket alanı yarattığını kaydeden Bali, devamında şöyle konuştu: “Bu bizim hükümetimizin, bürokrasimizin de yapmadığı bir şey değil. Daha önce de çok başarıyla yapılmıştı. Yapmadığımız şeyler, yapamadığımız şeyler değil dolayısıyla. Tabii bugünlerde güncel konu dövizin durumu, TL’nin değer kaybı… Yılbaşından 15 Temmuz’a kadar yüzde 1’e yakın bir değer kazanması söz konusuyken, 15 Temmuz’dan bu yana yüzde 20 civarında bir değer kaybı söz konusu. Cari açığın GSYH içindeki payının yüzde 10’a yaklaştığı bir dönemde, hatta petrol fiyatlarının da 100 dolarların üzerinde seyrettiği bir dönemde kur atağına maruz kalmadık, maalesef şimdi bir kur atağına maruz kalmış durumdayız. Tabii 8 Kasım’daki ABD başkanlık seçiminin bunun üzerinde önemli etkisi var.  Brezilya, Rusya, hatta Meksika gibi ülkelere kıyasen baktığımızda siyasi faktörler, yüksek dış finansman ihtiyacının olumsuz fiyatlanması ülkeye maalesef yansıyor. Tabii bu noktada reel sektörün açık pozisyonu hep tartışılır. Finansal kesimde bir açık pozisyon yok. Bunun, daha önce yaşadığımız türbülanslardan en önemli farklarından bir tanesi bu… Fakat finansal kesim dışındaki firmaların yani reel sektörün net döviz pozisyon açığı, Eylül 2016 itibariyle 212,8 milyar dolar ile milli gelirin yüzde 30’una yaklaşmış durumda. Fakat bunun vade yapısına baktığınızda şunu görüyoruz; kısa vadede Türkiye 2014’ün başına kadar net açık pozisyona sahipken, reel sektörümüz yaşanmakta olan olaylar nedeniyle kısa vadede açık pozisyonu 2014’ün başından itibaren kapattı ve bir miktar da atıl pozisyona geçerek geldi. 2016’da makul seviyede kısa vadede açık pozisyondan bahsedebiliriz.”


Yurtdışı finansmana erişim ve borçların çevrilebilirliğinde kayda değer problem yok


Kur riskinin değerlendirilmesinde bir başka önemli hususun da döviz kredisi kullanımında öteden beri uygulanan mevzuat çerçevesinde firmaların döviz açığının, genellikle döviz geliri yaratabilen ve kur riskini daha etkince yönetebilen büyük ölçekli kurumsal firmalarda kümelendiğini ifade eden Bali,  konuya reel sektörün yurtdışı kaynaklara erişimi bakımından da yaklaşıldığında, yurtdışı finansmana erişim ve borçların çevrilebilirliğinde biraz roll-over rasyoları, ilgi ve iştah düşmekle birlikte kayda değer bir problemle karşılaşılmadığını söyledi.

Eylül 2016 itibariyle yurtdışı piyasalardan reel sektörün uzun vadeli borç gelir ödemelerinin   1,7 katı kadar yeni kredi temin ettiğini gösterdiğine işaret eden Bali, “Finans sisteminin yurtdışı kaynak temini konusunda da hiç fena olmayan bir performansı var. Sadece İş Bankası 15 Temmuz’dan bu yana 2,5 milyar doların üzerinde dış kaynak temin etmiş durumda. Mesela 5,5 yıl vadeli Euro tahvil ihracına çıktık, 500 milyon dolar taleple çıktık, 1,3 milyarın üzerinde talep geldi” diye konuştu.

İş Bankası Genel Müdürü Bali, yine de kur riskine maruz kalmış firmaların pozisyonları, bunun nasıl yönetileceği ve bunun bankaların aktif kalitesine olan etkisinin önümüzdeki günlerin önemli konularından biri olacağına dikkati çekti.

Bankacılara öteden beri yöneltilen sorulardan birinin “kur ne olacak sorusu” olduğun ifade eden Bali, şöyle konuştu: “Biz de bu soruya hep bilimsel bir şekilde yanılarak cevap veririz. Fakat bugünlerde fazla sorulan bir soru da şu; ‘paramızı dövize yatıralım mı?’ Ben bu toplantıda kendi pozisyonumu söyleyeceğim. 30 yıl civarında bankacılık sektöründeyim. Bugüne kadar hiç döviz birikimim olmadı, hiçbir döviz tasarrufum olmadı. Ben hazine kökenli bir bankacıyım, dövizdi, forward’dı bunları bilirim, ama hiç döviz birikimim olmadı. Peki niye olmadı? Çünkü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım, gelirim Türk Lirası, harcamalarım da Türk Lirası... Benim dövizle bir işim yok. Biz vatandaşlarımıza, firmalarımıza da aynısını tavsiye ediyoruz.”


Her dönemden daha fazla hassasiyetle ve yapıcı davranıyoruz


Özellikle darbe girişimi sonrasında“ inanılmaz bir refleks” gösterildiğini vurgulayan Bali, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz o dönemi hiçbir olağandışı tedbire başvurma gereği duymadan ilk baştan itibaren yönetebildiysek, vatandaşlarımız sayesinde yapabildik. Olağandışı bir mevduat çıkışı olmadı, olağandışı bir döviz talebi, olağandışı bir nakit talebi olmadı. Bu tabii sadece vatandaşımızın yapacağı bir fedakârlık değil. Kurumlara, hepimize görevler düşüyor. Büyük kurumlar olarak, sorumluluğu olan büyük kurumlar olarak bilançolarımızın, bu bilançoların sağladığı imkanların sadece kendi doğrumuz için değil, Türkiye’nin genel doğrusu için kullanılması gerekir. Eğer finansal kurumların bilançoları bir şeye lazım olacaksa, işte bugünlere lazım. Hepimiz bütün özkaynağımızı, bütün sermayemizi bu ülkeden kazandık. Vatandaş, kurum olmak, sadece bir ülkenin refahını paylaşmak değildir. Onun zorluklarını da paylaşmak gerekir. Hepimiz, elimizi taşın altına koymalıyız ve 2-3 nesilde zar zor bir araya getirilmiş Türk işletmelerin değerlerini koruyacak şekilde davranmalı, asla acul kararlar alarak bunların çarçur edilmesine neden olmamalıyız. Daha önce ifade ettim, tekrarında yarar görüyorum; eğer bugün yarışacaksak bankalar olarak kâr yarışı değil feragat yarışı yapmalıyız. İş Bankası olarak bu samimiyet ve kararlılıkla çalıştığımızı ve çalışmaya devam edeceğimizi huzurlarınızda ifade etmek istiyorum.”

2009’da çift basamaklı daralma sırasında KOBİ’lerde yaygın finansmanda sorunlar yaşandığını hatırlatan Bali, “İş Bankası, hiç kimse ile herhangi bir görüş alışverişinde bulunmadan bu dönemde 10 bini aşkın ticari müşterinin 10 milyar Türk Lira’nın üzerindeki ticari kredisini yeniden yapılandırdı. Sonuç ne oldu? O dönemde yaptığımız protokollerin yüzde 80’inden fazlası taahhütlerini yerine getirdi. Bu, değerlerin varlıkların korunmasıdır. Biz kendi teminatlarımızı paraya çevirmek suretiyle sadece kendi riskimizin derdinde olsaydık, belki kurum olarak kendi adımıza doğru yapabilirdik, ama Türkiye için doğru yapmış olmazdık. Aynısını bu dönemde de gerçekleştireceğiz, gerçekleştiriyoruz” şeklinde konuştu.


Van’da yeni ticari şube açtık


Bütün bunları yaparken hiçbir şekilde bölgesel ayırım yapmadıklarını vurgulayan Bali, “Güneydoğu’da terör ve güvenlik sorunları nedeniyle şunu diyebilirsiniz bankacı olarak ‘buradaki faaliyetlerimizi kısalım, şubelerimizi kapatalım.’ Bunlar yapılıyor iken İş Bankası şu anda Van’da ticari şube açıyor. Çünkü şunu görüyoruz biz; insanlar can pahasına onlarla uğraşırken, aynı zamanda bankacılık sistemine Diyarbakır’da, Van’da, Mardin’de insanlar taahhütlerini yerine getirebilecek şekilde sözünün eri, borcuna sadık davranıyorlar. O zaman size düşen de aynı samimiyet ve kararlılıkla çalışmak” dedi.

Ekim ayı sonunda yaygın kesime dokunan kredilerin tamamında faiz indirime gittiklerini anımsatan Bali, faiz indirimlerinin bireye, tüketiciye ve esnafa dokunan yani içinde yaşanan sürecin daralan şartlarından en fazla etkilenen kesimlerine yönelik olduğunu, burada teknik özellikleri, indirimlerinin önemli olmadığını, bir yaklaşımın, bir iyi niyetin ortaya konulmasının büyük önem taşıdığını kaydetti. Bali, “Ben bu iyi niyetin hep beraber benimsenerek, bu ekonomi için iyi sonuçlar yaratacak şekilde örnek olmasını, bir mesaj olmasını diliyorum. Bu konuda sadece bankalara değil, kamuya reel sektöre, bütün iş dünyası temsilcilerine rol düşmektedir” şeklinde konuştu.

Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü. M. Özyeğin’in de bir konuşma yaptığı toplantıda; Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünde KordSAGlobal CEO’su Cenk Alper, Bosch Türkiye ve Ortadoğu Başkanı Steven Young, Yonca-Onuk Ortaklığı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Ekber Onuk ve HPE Türkiye Genel Müdürü Güngör Kaymak’ın konuşmacı olarak yer aldığı bir de panel düzenlendi.


PİYASA HABERLERİ
18 Şubat 2017
***AKFGY*** AKFEN GAYRIMENKUL YATIRIM ORTAKLIGI A.S.( Özel Durum Açiklamasi (Genel) )Ilgili Sirketler [A...
PİYASA HABERLERİ
18 Şubat 2017
KAMUYU AYDINLATMA PLATFORMU( Test Bildirimi )Ilgili Sirketler []Ilgili Fonlar ...
PİYASA HABERLERİ
18 Şubat 2017
***EGEEN*** EGE ENDÜSTRI VE TICARET A.S.( Özel Durum Açiklamasi (Genel) )Ilgili Sirketler [EGEEN]Ilg...
PİYASA HABERLERİ
18 Şubat 2017
***EGEEN*** EGE ENDÜSTRI VE TICARET A.S.( Genel Kurul Islemlerine Iliskin Bildirim )Özet Bilgi Sir...
PİYASA HABERLERİ
18 Şubat 2017
ULUSAL BAGIMSIZ DENETIM VE YEMINLI MALI MÜSAVIRLIK A.S.( Sirket Genel Bilgi Formu )Iletisim BilgileriElektronik Posta AdresiE-post...
İş'te Kariyer
İş'te Kariyer
Bankamızdaki kariyer fırsatları hakkında bilgi alın.
Sınav Başvuruları
Bilgi Teknolojileri Sistem Uzmanı Alım Sınav - 04.03.2017

4 Mart 2017 tarihinde Bilgi Teknolojileri Sistem Uzmanı Alım Sınavı gerçekleştirilecektir. Başvuru Koşulları